Babamız bir öğretim görevlisi ve yazar eşini, hep beraber oldukları araçla, bir trafik kazasında kaybediyor. Kızı ve kendisi hayatta kalıyor. Kızını büyütme sorumluluğu ile yüzleşiyor. Tedavi için hastaneye yatıyor ve kızları bir süre teyzesinde kalıyor ki burada teyze kızla bağ kurunca ayrılmak istemiyor mahkeme yoluyla almak istiyor.
1989 yılında ben 3 yaşında iken geçen bir film 2015 yılında sinemaya kazandırılmış. Ne cep telefonu var ne doğru dürüst bilgisayar. Ev telefonları ve daktilolar mevcut çok güzel bir görsel sunuyor bize ha birde not aldıkları defterler.:)
Kitaptan uyarlanan bir film olarak gözüküyor ama tam araştırmadım. Bu arada kahramanımız yazar ve bir kitabı yazmak için yaşadığı zorlukları, yayınevi krizlerini, maddi imkansızlarını biz okurlar olarak izliyoruz.
Herkesin belki hayatına dokunan tranvalarını kötü hatıralarını canlandıracak kaliteli bir film. Yaşamak bazen yada çoğu zaman zorluklarla baş edebilme sanatı fakat iç sel tranvalar sa bunlarla başa çıkmayı hallettiğinde sanki daha bir güçlü hissettiriyor insana.
Bu dünyada herkes bir şekilde yaşıyor ama bazıları iz bırakıp gidiyor özellikle yazarlar. Kimileri de hatırlanmıyor bile . Mezar taşında yazan ad soy isimle kalıyor belki zamanla onlarda kayboluyor. Baki kalan yaptıklarımız ve ruhumuz ..
Hayattan tat alın öyle gidin, sevin ve sevginizi gösterin.
.jpeg)

Yorumlar
Yorum Gönder